ihâta


ihâta
(A.)
[ ﻪﻃﺎﺣا ]
1. kavrama.
2. kuşatma, sarma.
♦ ihâta edilmek çevrelenmek, sarılmak, kuşatılmak.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • ihata — is., ask., esk., Ar. iḥāṭa 1) Kuşatma 2) mec. Kavrayış, anlayış Biz, zengin burjuvalıkla değil, irfan ve ihatamızla övünüyoruz. A. H. Çelebi Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller ihata etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • İHATA — Etrafından çevirmek, kuşatmak, içine almak. Kuşatılmak, sarılmak. * Geniş bilgi ile anlamak, tam kavramak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ihata — bir şeyin etrafını çevirme; sarma; kuşatma; etrafı çevrilme; anlayış; geniş bilgi …   Hukuk Sözlüğü

  • ihata etmek — 1) çevirmek, çevrelemek, kuşatmak, sarmak 2) mec. kavramak, anlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ihâta etmek — 1. kavramak. 2. kuşatmak, sarmak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • MUHAT — İhâta olunmuş. Etrafı çevrilmiş. Etrafı kuşatılan. Bir şey içinde bulunan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MUHİT — İhata eden. Etrafını kuşatan, çeviren. * Etraf. Çevre. * Büyük deniz. Okyanus. * Mc: Büyük âlim …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TA'SİB — İhata edip kaplamak, içine almak. * Bir kimsenin başına taç koymak. * Açlıktan dolayı karnını bağlamak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • USUBE — İhâta etmek, kaplamak, içine almak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İHATAVÎ — İhata edecek şekilde. Kaplayıp içine alacak yolda …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük